Almanya, elektrikli ve hibrit araç alımlarını teşvik etmek amacıyla 6.000 Euro'ya kadar destek sunan 3 milyar Euro'luk bir program başlattı. Bu program, ülkenin çevresel hedeflerine ulaşmasında ve elektrikli araç pazarının büyümesinde önemli bir rol oynayacak.
Teşvikler, yıllık geliri 80.000 Euro'yu aşmayan özel kişilere ve emeklilere yönelik olup, çocuklu aileler için gelir sınırı artırılıyor. Bu uygulama, elektrikli araçlara erişimi genişleterek daha fazla kesimin çevre dostu ulaşım seçeneklerine yönelmesini hedefliyor.
Program kapsamında desteklenen araçların en az üç yıl elde tutulması zorunlu tutulurken, 2029'a kadar 800.000 araç alımının desteklenmesi bekleniyor. Bu durum, elektrikli araç pazarında sürdürülebilir bir büyüme ve dönüşüm potansiyeli yaratıyor.

Atlas AI
Almanya’da federal hükümet, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak şekilde yeni elektrikli otomobil ve şarj edilebilir hibrit araç alımlarına 6.000 euroya varan bir teşvik programını başlattı. Başvuruların dijital kanaldan alınacağı program için 2029’a kadar 3 milyar euro bütçe ayrıldı. Teşvik, bataryalı elektrikli araçlar ile belirli şarj edilebilir hibritler ve hidrojen yakıt hücreli araçları kapsıyor.
Program, Türkiye’de doğrudan bir düzenleme yaratmasa da Avrupa otomotiv talebi ve tedarik zinciri üzerinden Türkiye’deki üreticiler ve yan sanayi için izlenmesi gereken bir sinyal olarak öne çıkıyor. Özellikle Almanya pazarına ihracat yapan üreticiler açısından model karması, üretim planları ve batarya-aktarma organı tedariki gibi kalemlerde talep yönlü oynaklık gündeme gelebilir.
Yetkililere göre destekten yararlanabilecek araçlar, 1 Ocak 2026’dan bu yana bu kategorilerde ilk kez ruhsatlandırılan yeni araçlar olacak. Şarj edilebilir hibritler ile menzil genişleticili modellerin programa uygun sayılabilmesi için kilometre başına 60 gramdan fazla karbondioksit emisyonu yapmamaları veya en az 80 kilometre elektrikli menzile sahip olmaları şart koşuluyor. Bu alt kategoriler için teşvikin şimdilik 30 Haziran 2027’ye kadar geçerli olması öngörülüyor.
Teşvik, marka ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerin uygun araçlarını kapsıyor. Ancak federal hükümetin, yürürlüğe girmesi halinde desteği yalnızca Avrupalı üreticilerin araçlarıyla sınırlayabilecek bir “AB tercih düzenlemesi” seçeneğini değerlendirdiği belirtildi.
Kimler başvurabilecek, destek tutarı nasıl hesaplanacak?
Destek, yıllık vergilendirilebilir hane geliri 80.000 euroyu aşmayan özel kişilere sağlanacak. Gelir sınırı, 18 yaşın altında en fazla iki çocuğu olan ailelerde çocuk başına 5.000 euro artırılarak en fazla 90.000 euroya kadar yükselebiliyor. Emekliler ise emekli maaşı belgesi ve diğer gelirlere ilişkin beyanla başvurabilecek.
Araç başına temel destek, tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar için 3.000 euro, şarj edilebilir hibritler ile menzil genişleticili elektrikli otomobiller için 1.500 euro olarak belirlendi. Teşvik; gelir, aile büyüklüğü ve motor tipine göre kademeli hesaplanıyor. İki çocuğa kadar toplam 1.000 euro ek ödeme yapılabiliyor; ayrıca hane geliri 60.000 euronun altındaysa 1.000 euro, 45.000 euronun altındaysa 2.000 euro ek destek öngörülüyor.
Başvuru süreci ve elde tutma şartı
Başvuru için son iki vergi beyannamesi, alım veya leasing sözleşmesi ve aracın Almanya’da başvuru sahibi adına ilk kez ruhsatlandırıldığını gösteren belgenin dijital formatta sunulması gerekiyor. Süreç tamamen çevrim içi yürütüleceği için BundID hesabı şartı aranıyor. Teşvik alanların, aracı ilk ruhsatlandırmadan sonra en az üç yıl elde tutması zorunlu; bu kuralın, teşvikli araçların kısa sürede kâr amaçlı el değiştirmesini sınırlamayı hedeflediği belirtildi.
Hükümet hesaplamalarına göre 3 milyar euroluk bütçe, 2029’a kadar yaklaşık 800.000 araç alımını desteklemeye yetecek. Programın duyurulmasının ardından elektrikli araç ruhsatlandırmalarında artış izlendi; Mart ayında yeni ruhsat alan her dört araçtan birinin elektrikli olduğu, Şubat’ta 46.000 olan elektrikli ruhsat sayısının Mart’ta 70.000’e yükseldiği bildirildi.
Önümüzdeki dönemde, teşvik şartlarının özellikle şarj edilebilir hibritler için 30 Haziran 2027 sonrasına uzatılıp uzatılmayacağı ve “AB tercih düzenlemesi” seçeneğinin devreye girip girmeyeceği, Avrupa’daki rekabet dengeleri ve tedarik zinciri kararları açısından yakından izlenecek.


