Düşen C-130 uçağına ilişkin hazırlanan ilk kriminal rapor, enkazda dış müdahale veya patlayıcı izi bulamadı ve sabotaj iddialarını zayıflattı.
Soruşturma, komplo teorilerinden uzaklaşarak teknik arıza, pilotaj hatası veya diğer operasyonel faktörler üzerine yoğunlaşmış durumda.
Milli Savunma Bakanlığı, uçağın vurulduğu yönündeki siyasi iddiaları 'dezenformasyon' olarak nitelendirerek kesin bir dille yalanladı ve nihai raporun beklendiğini belirtti.

Atlas AI
11 Kasım’da düşen C-130 tipi askeri kargo uçağıyla ilgili soruşturmada Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı raporu dosyaya girdi ve sabotaj ihtimalini dışladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmaya sunulan rapor, enkaz incelemelerinde dış müdahale, patlayıcı ya da sabotaj izi bulunmadığını “kesin” ifadeyle kayda geçirdi. Bu tespit, kazanın bir saldırı sonucu gerçekleştiği yönündeki iddiaların teknik dayanak taşımadığını gösterdi.
Kaza, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçağın Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüşü sırasında Gürcistan-Azerbaycan sınır hattında meydana geldi. Olayda 20 askeri personel hayatını kaybetti. Kazadan sonra sosyal medyada yayılan ve uçağın düşmeden önce spiral çizerek alçaldığını gösteren görüntüler, sabotaj teorilerinin hızla yayılmasına zemin hazırladı.
Kriminal rapor, enkaz parçaları üzerinde yapılan çoklu analizlerin sonuçlarını özetledi. İncelemelerde, füze veya mühimmat isabetinde görülmesi beklenen şarapnel izlerine rastlanmadı. El yapımı patlayıcıya işaret edebilecek patlama izleri, düzenek parçaları ya da patlayıcı kalıntıları da tespit edilmedi.
Raporda ayrıca yangın başlatıcı veya hızlandırıcı olarak kullanılabilecek petrol türevi maddelerin bulunmadığı belirtildi. Enkaz üzerindeki element analizleri “temiz” çıktı ve şüpheli bir kimyasal maddeye dair bulgu kayda geçmedi. Bu çerçeve, soruşturmanın ağırlığını teknik arıza, operasyonel koşullar ve diğer olası faktörlere yöneltti.
Kazanın kesin nedenini belirleme çalışmaları sürüyor. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığı’nın liderlik ettiği teknik heyet, kaza kırım sürecini yürütüyor. TÜBİTAK, TUSAŞ ve MKE de teknik incelemelere destek veriyor.
Çalışmalar Türkiye ve Gürcistan’da eş zamanlı ilerliyor ve sürecin uluslararası standartlara uygun yürüdüğü bilgisi paylaşıldı. Soruşturma kapsamında, kazada hayatını kaybeden personelin dijital materyalleri ve telefonları da inceleniyor. Bu incelemelerin, uçuşun son anlarına ilişkin zaman çizelgesi, iletişim trafiği ve operasyonel karar akışı hakkında ek veri sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Kaza sonrası siyasi tartışmalar da gündeme geldi. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, uçağın İsrail tarafından düşürüldüğünü öne sürdü. Millî Savunma Bakanlığı ise bu iddiaları “somut veriye dayanmayan dezenformasyon” olarak niteleyip yalanladı ve nihai kaza kırım raporunu şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşacağını yineledi.
C-130 platformu, birçok ülkede uzun yıllardır kullanılan bir askeri nakliye uçağı sınıfını temsil ediyor ve bu tür kazalarda nihai raporlar genellikle bakım kayıtları, parça incelemeleri, uçuş verileri ve çevresel koşulların birlikte değerlendirilmesiyle tamamlanıyor. Bu dosyada da kriminal bulguların sabotajı dışlaması, teknik inceleme ve kurumsal koordinasyonun belirleyici olacağı bir aşamaya geçildiğini gösteriyor.
Ülke Etkisi: Sabotaj bulgusunun çıkmaması, kamu düzeni ve siyasi güvenilirlik tartışmalarını teknik zemine çekebilir. Nihai kaza kırım raporunun açıklanma biçimi, kurumlara güven ve dezenformasyonla mücadele başlıklarını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Soruşturmanın teknik arıza ve operasyonel faktörlere yönelmesi, askeri havacılıkta bakım süreçleri, parça izlenebilirliği ve uçuş emniyeti denetimlerine odaklanmayı artırabilir. TÜBİTAK, TUSAŞ ve MKE’nin dahil olması, yerli teknik analiz kapasitesinin kurumsal rolünü görünür kılabilir.
Piyasa Etkisi: Savunma ve havacılık tedarik zincirinde bakım, modernizasyon ve test hizmetlerine yönelik harcama kalemleri üzerinden fiyatlama ve bütçe beklentileri etkilenebilir. Dezenformasyon kaynaklı jeopolitik risk algısı azalırsa, risk primi kanalıyla kısa vadeli oynaklık sınırlanabilir.


