Mart ayı bütçe açığı, güçlü vergi gelirleri sayesinde geçen yıla göre daralarak 229,9 milyar TL oldu ve mali disiplinde iyileşme sinyali verdi.
Faiz dışı denge, 100 milyar TL'nin üzerindeki açıktan 6,1 milyar TL'lik fazlaya dönerek borçlanma dışı gelirlerin giderleri aştığını gösterdi.
Yılın ilk çeyreğinde de bütçe açığı belirgin şekilde azaldı ve 456 milyar TL gibi rekor bir faiz dışı fazla rakamına ulaşıldı.

Atlas AI
Türkiye’nin merkezi yönetim bütçesi Mart 2026’da geçen yılın aynı ayına göre daha düşük açık verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre Mart ayı bütçe açığı 229,9 milyar TL oldu. Geçen yıl Mart’ta açık 261,5 milyar TL seviyesindeydi.
Açıktaki daralmada gelir tarafındaki hızlı artış belirleyici oldu. Mart ayı bütçe gelirleri yıllık bazda %60,6 yükseldi ve 1 trilyon 230,5 milyar TL’ye çıktı. Gelir artışının ana kaynağı vergi tahsilatı oldu.
Vergi gelirleri Mart’ta yıllık %63,9 artarak 1 trilyon 57,2 milyar TL’ye ulaştı. Bu tablo, ekonomik aktivitenin ve fiyat düzeyindeki artışın vergi matrahlarını büyütmesiyle tahsilata yansıdığını gösteriyor. Gelir kompozisyonunda verginin ağırlığının artması, bütçe dengesini kısa vadede desteklese de enflasyon ve büyüme görünümüne duyarlılığı artırıyor.
Gider tarafında artış daha sınırlı kaldı. Mart ayı bütçe giderleri yıllık %42,1 artışla 1 trilyon 460,4 milyar TL oldu. Bu toplamın 235,9 milyar TL’si faiz harcamalarından geldi; faiz hariç harcamalar 1 trilyon 224,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Faiz dışı denge Mart’ta pozitife döndü. Faiz harcamaları hariç tutulduğunda bütçe 6,1 milyar TL fazla verdi. Geçen yılın aynı ayında 100,2 milyar TL faiz dışı açık vardı; bu değişim, nakit ihtiyacını belirleyen temel dengenin yön değiştirdiğine işaret ediyor.
İlk çeyrek verileri de benzer bir eğilimi gösterdi. Ocak-Mart döneminde toplam bütçe açığı 420,5 milyar TL olarak kaydedildi; geçen yılın aynı döneminde açık 710,8 milyar TL idi. Aynı dönemde bütçe gelirleri %66,4 artışla 4 trilyon 5,4 milyar TL’ye çıktı, giderler %42 artışla 4 trilyon 425,4 milyar TL’ye yükseldi.
Faiz dışı denge ilk çeyrekte belirgin şekilde güçlendi. Geçen yılın ilk üç ayında 246,9 milyar TL faiz dışı açık varken, bu yıl aynı dönemde 456 milyar TL faiz dışı fazla oluştu. Bu sonuç, borçlanma gereğini belirleyen ana dengenin iyileştiğini gösterirken, yılın kalanında harcama kontrolü ve gelir performansının sürekliliği bütçe patikasının ana belirleyicisi olacak.
Bütçe gerçekleşmeleri, dezenflasyon sürecinde maliye politikasının rolü açısından yakından izleniyor. Gelirlerdeki artışın ne kadarının kalıcı vergi tabanından, ne kadarının fiyat etkilerinden geldiği; harcamalarda ise faiz yükünün seyri ve faiz dışı harcama disiplini, yılın geri kalanında kamu finansmanı risklerini şekillendirecek temel başlıklar arasında yer alıyor.
Ülke Etkisi: Gelir artışı ve faiz dışı dengenin pozitife dönmesi, kamu borçlanma ihtiyacını ve nakit yönetimi baskısını azaltabilir. Harcama kontrolünün sürmesi, dezenflasyon sürecinde maliye politikasının sıkılık derecesini etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Vergi tahsilatındaki hızlanma, iç talep ve fiyatlama dinamiklerine duyarlı sektörlerde kayıtlı ciro ve kârlılık görünümünü daha görünür hale getirebilir. Kamu harcamalarının bileşimi, savunma, sağlık, altyapı ve sosyal transferlerle ilişkili sektörlerde talep kanalı üzerinden etkili olabilir.
Piyasa Etkisi: Faiz dışı fazla ve daha düşük açık, Hazine’nin ihraç takvimi ve borçlanma vadesi tercihleri üzerinden tahvil arzını etkileyebilir. Bütçe performansı, ülke risk primi ve yerel faizler için izlenen göstergelerden biri olduğu için fiyatlamalara veri akışı kanalıyla yansıyabilir.


