İsrail, Gazze'deki kontrol alanını batıya doğru kaydırarak genişletti.
Yeni genişleyen bölgeler, serbest atış alanı olarak belirlendi ve insani yardımı etkiliyor.
Forensic Architecture'a göre İsrail, Gazze Şeridi'nin %58'ini kontrol ediyor.
BM, 10 tesisinin yeni kontrol bölgeleri içinde kaldığını bildirdi.
BM verilerine göre, ateşkes döneminde çizgi yakınında yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti.

Atlas AI
Gazze'de Genişleyen Kontrol Bölgesi
İsrail ordusu, Ekim ayındaki ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ndeki kontrol alanını kademeli olarak artırdı. Daha önce belirlenen "sarı çizgi" batıya doğru kaydırılarak, serbest atış bölgeleri genişletildi. Bu durum, bölgede yaşayan Filistinlileri ve insani yardım faaliyetlerini olumsuz etkiliyor. ABD arabuluculuğunda sağlanan ilk ateşkes anlaşması, sarı çizginin geçici olmasını ve İsrail'in daha sonra geri çekilmesini öngörüyordu.
Bazı yerlerde beton bloklarla işaretlenen sarı çizgi, özellikle Han Yunus gibi şehir merkezlerinde defalarca yer değiştirdi. Forensic Architecture adlı araştırma kuruluşu, Aralık ayına gelindiğinde İsrail'in Gazze Şeridi'nin %58'ini kontrol ettiğini bildirdi. Bu oran, ilk ateşkes haritalarında belirtilen %53'lük alanı aşıyor. Bölge sakinleri, uyandıklarında çizginin yerinin değiştiğini ve kendilerini askeri operasyon alanında bulduklarını ifade ediyor.
Yeni Güvenlik Hatları ve Etkileri
Sarı çizginin kaydırılmasına ek olarak, İsrail güçleri 16 kilometreden fazla toprak set ve 32 güçlendirilmiş karakol inşa etti; bunlardan yedisi yakın zamanda yapıldı. Sarı çizgiden 200 ila 500 metre uzaklıkta, işaretsiz bir "turuncu çizgi" de oluşturuldu. Bu bölgeye giren her Filistinli potansiyel tehdit olarak kabul ediliyor.
Birleşmiş Milletler (BM), Mart ayında yaptığı açıklamada, çizginin hareket etmesi nedeniyle acil durum barınakları da dahil olmak üzere 10 tesisinin artık bu yeni bölge içinde kaldığını belirtti. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), bu eylemlerin kendini koruma ve sürtüşmeyi azaltma amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak BM İnsan Hakları Komiseri Volker Türk, çizgi yakınındaki sivillerin hedef alınmasını savaş suçu olarak nitelendirdi.
BM verilerine göre, altı aylık ateşkes döneminde İsrail ateşiyle hayatını kaybeden 700'den fazla Filistinliden 269'u sarı çizgi yakınındaydı ve bunların 100'den fazlası çocuktu.
Genişlemenin Sonuçları ve Belirsizlikler
Bu genişleme, Gazze'deki insani krizi daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Kontrol alanlarının artması, yardım kuruluşlarının erişimini kısıtlayabilir ve yerinden edilmiş kişilerin güvenli bölgelere ulaşmasını zorlaştırabilir. Bölgedeki gerilimin artması ve çatışmaların yeniden tırmanması riski de bulunuyor. Uluslararası toplumun bu duruma nasıl bir tepki vereceği ve gelecekteki ateşkes görüşmelerinin bu yeni gerçeklikten nasıl etkileneceği belirsizliğini koruyor.
İsrail'in bu adımları, Gazze'nin gelecekteki statüsü ve Filistinlilerin hareket özgürlüğü üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabilir. Bölgedeki siyasi ve güvenlik dengeleri, bu tür tek taraflı değişikliklerle daha da karmaşık hale geliyor. Taraflar arasındaki güvenin azalması, kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşmayı daha da zorlaştırabilir.
İlgili Haberler

Trump: İsrail'de Başbakanlığa Aday Olabilirim
21 May, 12:37·42 dakika önce
İsrail'den Türkiye'ye Diplomatik Hamle İddiası
21 May, 12:34·44 dakika önce