İBB Başkanı İmamoğlu'nun tutuklanmasının birinci yılında, kendisinin de aralarında bulunduğu 407 sanıklı dev İBB davası başladı. İmamoğlu'na suç örgütü liderliği, casusluk ve sahtecilik gibi ağır suçlamalar yöneltiliyor.
Bu dava, muhalefetin en önemli figürlerinden birinin siyasi geleceğini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor ve Türkiye'de yerel yönetimlerin özerkliği konusunda bir dönüm noktası olabilir.
Ana davanın seyri, casusluk ve diploma sahteciliği gibi diğer kritik davaların sonuçları, Türkiye'nin siyasi iklimini ve önümüzdeki dönemdeki iktidar-muhalefet ilişkilerini şekillendirecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Atlas AI
Dev İBB Davası Silivri'de Başladı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturmaların tepe noktasını oluşturan ana dava, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının üzerinden tam bir yıl geçtikten sonra başladı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı toplam 407 sanıklı İBB davası, 9 Mart 2026'da Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülmeye başlandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk iki haftasında yedi celse tamamlandı ve dokuz sanık savunma yaptı.
Yaklaşık 3.900 sayfalık iddianamede savcılık, Ekrem İmamoğlu'nun bir suç örgütünün lideri olduğunu iddia ediyor. Örgütün temel amacının ise İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak ve CHP'yi ele geçirmek olduğu öne sürülüyor. İddianamede İmamoğlu hakkında ihaleye fesat karıştırmaktan dolandırıcılığa kadar birçok suçlama yöneltilerek 2.430 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Dava, 25 Kasım 2025'te mahkeme tarafından kabul edilmişti.
Diplomadan Casusluğa Uzanan Soruşturmalar Ağı
İmamoğlu'na yönelik hukuki süreç, 19 Mart 2025'te kendisi ve 105 kişi hakkında verilen gözaltı kararıyla kamuoyunun gündemine oturdu. Bu gelişme, CHP tarafından "19 Mart darbesi" olarak adlandırıldı. İmamoğlu, 23 Mart 2025'te 49 kişiyle birlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklamalar, yolsuzluk ve terör iddialarına dayanan iki ayrı soruşturma kapsamında gerçekleştirildi.
Yargı süreci, zamanla farklı suçlamalarla genişledi. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te İmamoğlu'nun lisans diplomasını yatay geçişinin usulsüz olduğu gerekçesiyle iptal etti. Bu karara dayanılarak hazırlanan 4 Temmuz 2025 tarihli iddianamede, İmamoğlu hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis ve siyasi yasak istendi. İmamoğlu'nun diploma iptaline karşı açtığı dava ise 23 Ocak 2026'da mahkeme tarafından reddedildi.
Hukuki baskı, 27 Ekim 2025'te yeni bir boyuta ulaştı. Halihazırda tutuklu bulunan İmamoğlu ve iletişim danışmanı Necati Özkan, 2019 seçimlerini yabancı istihbarat servisleriyle işbirliği yaparak manipüle ettikleri iddiasıyla "casusluk" suçundan da tutuklandı. Bu suçlamayla ilgili soruşturma tamamlanarak kamu davası açıldı ve sanıklar için 20'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Operasyonlar Dalga Dalga Yayıldı: Yüzlerce Gözaltı
İmamoğlu'nun tutuklanmasını takip eden aylarda, İBB ve iştiraklerine yönelik operasyonlar art arda geldi. 25 Nisan 2025'te başlayan ve "ikinci dalga" olarak bilinen operasyonda, aralarında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay ve İBB Başkanı'nın Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu'nun da bulunduğu 53 kişi hakkında gözaltı kararı verildi ve 18 kişi tutuklandı.
Soruşturmalar İstanbul sınırlarını aşarak diğer CHP'li belediyelere de sıçradı. 31 Mayıs'taki beşinci dalga operasyonunda, aralarında Gaziosmanpaşa, Avcılar ve Büyükçekmece belediye başkanlarının da yer aldığı 47 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı ve 22 kişi tutuklandı.
Takip eden süreçte dokuz ayrı operasyon dalgası daha düzenlendi. Bu operasyonlarda İSKİ, İSTAÇ, KİPTAŞ gibi İBB iştiraklerinin yöneticileri, daire başkanları, belediye personeli ve hatta Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney gibi isimlerin de bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı. Ağustos ayında tutuklananlar arasında Güney'in yanı sıra İmamoğlu’nun şoförü Recep Cebeci de vardı.
Siyasi Tepkiler ve Kitlesel Protestolar
İmamoğlu'nun 19 Mart sabahı gözaltına alınması haberiyle birlikte Türkiye genelinde protesto gösterileri başladı. En kitlesel eylemlerden biri, İmamoğlu'nun tutuklanmasının dördüncü gününde İBB'nin Saraçhane'deki merkez binası önünde gerçekleşti. Hükümetin İstanbul'a giriş çıkış yasağı getirmesine rağmen on binlerce kişi eyleme katıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane'deki kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, bir milyona yakın insanın toplandığını belirterek, "Siz sokakları geri kazandınız" dedi. En büyük protestolardan bir diğeri ise 29 Mart'ta "İmamoğlu'na özgürlük" sloganıyla Maltepe'de düzenlenen miting oldu. Özel, bu mitinge katılımın 2,2 milyon olduğunu açıkladı.
Gözaltı ve tutuklamaların birinci yıl dönümü olan 19 Mart 2026'da ise CHP, "Yeniden Milletin Evinde Buluşuyoruz" temasıyla Saraçhane'de bir gece mitingi daha düzenleyerek protestolarını sürdürdü. Bu, ülke genelinde düzenlenen 99'uncu miting oldu.


