ABD yargıcı, Halkbank davasındaki anlaşmanın arkasındaki diplomatik ve jeopolitik etkileri sorguluyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın, davanın İsrail-Hamas ateşkes görüşmeleriyle bağlantılı olduğunu belirtmesi, kararın siyasi boyutunu ortaya koyuyor.
Anlaşma, Halkbank'a mali ceza veya suç kabulü getirmese de, İran ile ilgili işlemleri yasaklayıp uyum denetçisi atamasını öngörüyor.

Atlas AI
ABD'de görülen Halkbank davasında yeni bir gelişme yaşandı. Bir ABD yargıcı, federal savcılardan, Türk devlet bankası Halkbank ile yapılan ertelenmiş kovuşturma anlaşmasının (DPA) arkasındaki jeopolitik faktörleri açıklamasını istedi. Bu anlaşma, Halkbank'ın İran yaptırımlarını deldiği iddialarını çözmeyi amaçlıyor.
Edinilen bilgilere göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, Manhattan'daki ABD Başsavcılığı'na, Halkbank davasının çözülmesinin İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinde Türkiye'nin rolüyle ilgili diplomatik müzakereler için kritik olduğunu bildirmişti. Ertelenmiş kovuşturma anlaşmasına göre, Halkbank'ın İran'a fayda sağlayacak işlemlerde bulunması yasaklanacak ve bankaya bir uyum denetçisi atanması gerekecek. Ancak bu anlaşma, banka için herhangi bir mali ceza veya suçun kabulünü içermiyor.
Savcılar ve Halkbank, bankanın DPA şartlarına uyduğunu göstermesi için davaya 90 günlük bir ara verilmesini talep etti. Yargıcın bu talebi, ulusal güvenlik çıkarlarının yargı sürecine nasıl entegre edildiği konusundaki soruları gündeme getirdi.


