Dünya genelinde 5 yaş altı her dört çocuktan biri, yani yaklaşık 181 milyon çocuk, akut yetersiz beslenme riski taşıyan şiddetli gıda yoksulluğu ile karşı karşıya.
2024 itibarıyla 138 milyon çocuk işçi bulunuyor ve bunların 54 milyonu sağlıklarını riske atan tehlikeli işlerde çalıştırılıyor. Bu durum küresel bir acil durum teşkil ediyor.
Çocuk işçiliğini 2025'e kadar bitirme hedefi kaçırıldı. Son yıllardaki küresel krizler, yoksulluğu derinleştirerek çocuk haklarındaki kazanımları tersine çevirdi.

Atlas AI
Gıda Yoksulluğu Milyonlarca Çocuğu Tehdit Ediyor
Küresel çapta çocuk haklarındaki kazanımlar, son yıllarda yaşanan krizler nedeniyle ciddi bir tehdit altına girdi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Kıdemli Proje Koordinatörü Fatma Gelir Ünal, UNICEF verilerine atıfta bulunarak, dünya genelinde 5 yaş altı yaklaşık 181 milyon çocuğun "şiddetli gıda yoksulluğu" içinde yaşadığını açıkladı. Bu rakam, her dört küçük çocuktan birinin bu kritik durumdan etkilendiği anlamına geliyor.
Şiddetli gıda yoksulluğu, çocukların gelişimleri için hayati önem taşıyan besleyici gıdalara düzenli erişim sağlayamaması olarak tanımlanıyor. Bu durum, çocukları akut yetersiz beslenme ve buna bağlı kalıcı sağlık sorunları riskine karşı savunmasız bırakıyor. Uzmanlar, son yıllardaki gerilemenin küresel eşitsizliği daha da derinleştirdiğini vurguluyor.
Çocuk İşçiliği Alarm Veren Seviyede
Gıda krizinin yanı sıra çocuk işçiliği de küresel bir sorun olmaya devam ediyor. ILO ve UNICEF'in 2024 yılı için paylaştığı en güncel ortak tahminlere göre, dünya genelinde 138 milyon çocuk işçi olarak çalıştırılıyor. Bu rakam, 5 ila 17 yaş arasındaki toplam çocuk nüfusunun yüzde 7,8'ine tekabül ediyor.
Durumun ciddiyetini artıran bir diğer veri ise bu çocukların önemli bir kısmının tehlikeli koşullarda çalışmasıdır. Yaklaşık 54 milyon çocuk, yani tüm çocuk işçilerin üçte birinden fazlası, doğrudan sağlıklarını, güvenliklerini ve ahlaki gelişimlerini tehdit eden tehlikeli işlerde yer alıyor. Bu durum, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimini olumsuz etkiliyor.
Çocuk işçiliğinin en endişe verici boyutu, küçük yaş gruplarındaki yoğunlukta ortaya çıkıyor. Çalıştırılan çocukların %57'sini oluşturan 79 milyonluk kesim, 5-11 yaş aralığındaki çocuklardan oluşuyor. Bu durum, milyonlarca çocuğun eğitim hakkından mahrum kalarak yoksulluk döngüsüne hapsolma riskini artırıyor.
Hedefler Kaçırıldı, Küresel Çabalar Yetersiz
2000 yılından bu yana çocuk işçiliğinin azaltılması yönünde önemli mesafeler kat edilmiş ve 100 milyondan fazla çocuk bu döngüden çıkarılmıştı. Ancak son yıllarda yaşanan pandemi, bölgesel çatışmalar ve ekonomik istikrarsızlıklar gibi küresel krizler, bu olumlu gidişatı tersine çevirdi.
Uluslararası toplumun 2025 yılına kadar çocuk işçiliğini tamamen ortadan kaldırma hedefi, mevcut veriler ışığında ulaşılabilir olmaktan çıktı. Gelinen noktada, küresel taahhütlerin yetersiz kaldığı ve çocukları korumaya yönelik daha kararlı ve somut adımların atılması gerektiği açıkça görülüyor. Bu gidişatın tersine çevrilmemesi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.