Merkez Bankası, lirayı desteklemek için iki haftada 8 milyar dolar değerinde yaklaşık 60 ton altın satarak rezerv biriktirme politikasından sapma sinyali verdi.
Bölgesel gerilimlerin tetiklediği artan enerji maliyetleri ve döviz talebi, TCMB'yi swap anlaşmaları gibi alternatif likidite araçlarını kullanmaya yöneltti.
Bu hamle, Türkiye'nin uzun yıllardır biriktirdiği stratejik altın stoklarını kısa vadeli kur istikrarı için kullanmaya başladığını gösteriyor.

Atlas AI
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son iki haftada altın rezervleri üzerinden büyük ölçekli satış ve/veya takas işlemleri yaptığı iddiası, rezerv yönetimi ve kur istikrarı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Haftalık rezerv verileri, altın kaleminde hızlı bir düşüşe işaret ediyor. Bu hareket, döviz piyasasında artan talebin ve dış finansman ihtiyacının yükseldiği bir döneme denk geliyor.
Kaynak metindeki bilgilere göre TCMB, iki haftalık dönemde 8 milyar doları aşan değerde yaklaşık 60 ton altın satışı veya swap (takas) işlemi yaptı. Veriler, 13 Mart ile biten haftada 6 tonluk, 20 Mart haftasında ise 52,4 tonluk azalma gösteriyor. Bu büyüklük, son yılların en sert haftalık düşüşlerinden biri olarak aktarılıyor.
İşlemlerin niteliği, risk yönetimi açısından kritik. Metinde, işlemlerin bir bölümünün doğrudan satış, önemli bir bölümünün ise uluslararası piyasalarda döviz likiditesi sağlamak için altın karşılığı swap yoluyla yapıldığı belirtiliyor. Swap işlemleri, kısa vadede döviz likiditesi yaratırken, vade ve teminat yapısı nedeniyle ileri tarihte geri alım yükümlülüğü doğurabiliyor; bu da rezervlerin “kullanılabilirlik” tartışmasını etkiliyor.
Zamanlama tarafında metin, 28 Şubat’ta bölgede başlayan jeopolitik gerilim sonrası döviz talebinin arttığını ve enerji ithalatı maliyetlerinin yükseldiğini vurguluyor. Bu iki kanal, hem cari denge hem de fiyatlama davranışları üzerinden kur üzerindeki baskıyı artırabiliyor. TCMB’nin altını devreye alması, klasik döviz müdahalelerine ek bir araç seti kullanıldığına işaret ediyor.
Bu gelişme, TCMB’nin son on yılda öne çıkan “rezerv biriktirme” yaklaşımıyla da karşılaştırılıyor. Metinde Türkiye’nin dolar cinsi varlıklara bağımlılığı azaltmak için düzenli altın alıcısı olduğu ve 135 milyar dolarlık altın stoku oluşturduğu bilgisi yer alıyor.
İstanbul merkezli Phoenix Consultancy kurucusu Iris Cibre’ye atıfla, toplam 58,4 tonluk işlemin yurtiçi likidite ihtiyacını karşılama ve talebi dengeleme amacı taşıdığı; miktarın yarısından fazlasının yurtdışında altın karşılığı döviz swaplarıyla yapıldığı aktarılıyor.
Küresel piyasa boyutunda ise metin, altın fiyatlarının son bir ayda yaklaşık %15 gerilediğini ve merkez bankası satışlarının aşağı yönlü baskıyı artırabileceğini söylüyor. TD Securities’ten Daniel Ghali’ye atıfla, dolar cinsi yükümlülükleri artan ülkelerin likidite ihtiyacı nedeniyle altın satmak zorunda kalabileceği değerlendirmesi paylaşılıyor. Bu çerçevede, TCMB’nin hamlesi benzer baskılar yaşayan gelişen ekonomilerde rezerv kompozisyonu ve likidite yönetimi tartışmalarını da etkileyebilir.
Önümüzdeki dönemde piyasa aktörleri, TCMB’nin altın işlemlerinin devam edip etmeyeceğini, swapların vade yapısını ve rezervlerdeki kompozisyon değişimini haftalık veriler üzerinden izlemeye odaklanacak. Kur istikrarı hedefi ile rezerv tamponlarının korunması arasındaki denge, para politikası aktarımı ve finansal istikrar başlıklarında belirleyici olmaya devam edecek.
Ülke Etkisi: Altın rezervlerinin satış veya swap yoluyla kullanımı, kur istikrarı için ek likidite kanalı yaratabilir ve rezervlerin kompozisyonunu değiştirebilir. Swap ağırlığı artarsa, vade yapısı ve geri alım yükümlülükleri üzerinden brüt ve net rezerv tartışmaları daha görünür hale gelebilir.
Sektör Etkisi: Bankacılık ve hazine yönetimi tarafında döviz likiditesi koşulları, swap piyasası fiyatlamaları ve teminat talebi üzerinden etkilenebilir. Enerji ithalatı maliyetleri ve döviz talebi artışı, reel sektörün kur riski yönetimi ve fiyatlama davranışlarını yeniden şekillendirebilir.
Piyasa Etkisi: Altın satışları ve swap işlemleri, hem yerel kur piyasasında likidite kanalıyla hem de küresel altın fiyatlarında arz algısı üzerinden fiyatlamaya yansıyabilir. Rezerv verilerindeki oynaklık, ülke risk primi ve yerel tahvil faizleri üzerinde beklenti kanalıyla etkili olabilir.
İlgili Haberler

Stellantis'tan 2030'a Kadar Uygun Fiyatlı Yeni Modeller
22 May, 02:25·yaklaşık 8 saat önceBloomberg: 'Mutlak butlan' kararı sonrası Türkiye'nin döviz satışı 6 milyar dolara ulaştı
22 May, 02:04·yaklaşık 9 saat önce