ABD'de 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaşan benzin fiyatları, S&P 500'ün son dönemdeki toparlanmasını tehdit ediyor ve resesyon endişelerini artırıyor.
Tarihsel veriler, yüksek benzin fiyatlarının genellikle borsada düşüşe işaret ettiğini gösteriyor, bu da mevcut piyasa iyimserliğinin kırılgan olabileceğini düşündürüyor.
İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintileri, petrol fiyatlarının yüksek kalmasına neden olarak ekonomik büyüme üzerinde kalıcı bir baskı oluşturabilir.

Atlas AI
Piyasaların Kırılgan Toparlanması
S&P 500 endeksi, Mart ayında İran gerilimiyle yaşadığı yüzde 9'luk sert düşüşün ardından kayıplarını telafi etmiş olsa da, ABD'de artan benzin fiyatları bu toparlanmanın sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli limanlara yönelmesine neden olan jeopolitik kriz, henüz çözülmüş değil.
ABD genelinde ortalama benzin fiyatları galon başına 4,25 dolara yükselerek 2022 yazından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Yıl başından itibaren yaklaşık yüzde 45'lik bir artış gösteren bu durum, piyasalardaki iyimserliğin kırılabileceğine dair önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Tarihsel Veriler ve Resesyon Endişeleri
Geçmiş veriler, yüksek benzin fiyatlarının borsa için olumsuz bir gösterge olduğunu ortaya koyuyor. Son otuz yılda benzin fiyatlarının galon başına 4 doları aştığı dönemler oldukça nadir yaşandı ve toplam zaman diliminin sadece yüzde 3'ünü oluşturdu. Bu dönemleri takip eden altı ay içinde ise S&P 500 endeksi genellikle çift haneli kayıplar yaşadı.
Yüksek akaryakıt maliyetleri, tüketici harcamalarını doğrudan kısıtlayarak ekonomik aktivitenin ana motorunu yavaşlatıyor. Moody's baş ekonomisti Mark Zandi, İran ile gerilim yavaşlasa ve petrol fiyatları düşse bile bu yıl ABD ekonomisinde kayda değer bir GSYİH artışı veya istihdam büyümesi beklenmediğini belirtti. Bu senaryo, resesyon endişelerini güçlendiriyor.
Jeopolitik Gerilim ve Enerji Arzı
Mevcut enerji krizi, İran çatışmasının küresel petrol sevkiyatı için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasından kaynaklanıyor. Bu gelişme, uluslararası gösterge olan Brent ham petrolünün 2022'den bu yana ilk kez varil başına 100 doları aşmasına neden oldu. Yıla 65 dolar seviyelerinden başlayan petrol fiyatlarındaki bu tırmanış, küresel enflasyonist baskıları artırıyor.
Morgan Stanley analistleri, başlangıçta savaşın hızla bitmesiyle fiyat artışlarının geçici olabileceğini öngörmüştü. Ancak hasar gören altyapı ve lojistik sorunları nedeniyle tedarikçilerin üretimi kısmak zorunda kalması, bu ihtimali zayıflatıyor. En iyi senaryoda bile petrolün bu yıl ortalama 80-90 dolar aralığında seyretmesi bekleniyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki kapalılık durumunun aylarca sürmesi halinde petrol fiyatlarının 150-180 dolar bandına çıkabileceği ve bunun da bir resesyonu tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor. Tarihsel olarak S&P 500 endeksi, 1957'den bu yana resesyon dönemlerinde ortalama %32 değer kaybetti. Bu durum, endeksin son toparlanmasının ardında yatan risklerin boyutunu gözler önüne seriyor. Piyasanın, Mart ayındaki düşüşün ana nedenleri ortadan kalkmamışken erken bir iyimserliğe kapıldığı değerlendiriliyor.
İlgili Haberler

İngiltere'de Çocuklara Ağustos Boyunca Ücretsiz Otobüs
21 May, 04:00·yaklaşık 2 saat önce
TBMM’den Kapsamlı Vergi Paketi: Yabancı Sermaye ve Teknoloji Şirketlerine Yeni Teşvikler
21 May, 01:15·yaklaşık 5 saat önce