ABD Büyükelçisi Barrack, Orta Doğu'da güçlü liderleri öven sözlerinin bir politika değişikliği olmadığını, 'gerçekçilik' olduğunu belirterek pozisyonunu savundu.
Barrack, İsrail-Hizbullah ateşkesini 'mola' olarak nitelemesini, geçmişteki başarısızlıklara ve taraflar arasındaki güvensizliğe bağlayarak açıkladı.
Yeni Hizbullah stratejisinin 'çimleri biçmek' yerine örgütün altyapısını zayıflatarak Lübnan devletini güçlendirmek olduğunu belirtti.

Atlas AI
'Güçlü Liderlik' Savunması: Bu Bir Gerçekçilik
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Orta Doğu'daki güçlü liderlik rejimlerinin başarıya ulaştığı yönündeki tartışmalı ifadelerini savunarak geri adım atmadı. Fox News Digital'e yazılı bir açıklama gönderen Barrack, bu sözlerin ABD politikasında bir değişikliği yansıtmadığını, sahadaki "gerçekçiliği" ortaya koyduğunu belirtti.
Büyükelçi, Batı tarzı demokrasiyi benimsemeye çalışan ülkelerin kaosa sürüklendiğini öne sürerken, Türkiye ve İsrail'deki liderlik modellerini övdü. Barrack, bu yaklaşımın ABD Başkanı Donald Trump’ın "güç yoluyla barış" doktriniyle tam uyumlu olduğunu ve kendisinin de bu vizyonu desteklediğini vurguladı.
Antalya Diplomasi Forumu'nda başlattığı tartışmayı sürdüren Barrack, eleştirilere rağmen pozisyonunu koruyacağını net bir şekilde ortaya koydu. Açıklamaları, ABD'nin bölgeye yönelik diplomatik dilinde istikrarın demokrasi ideallerine göre önceliklendirilebileceği sinyalini verdi.
Ateşkes Yorumlarına Açıklık Getirdi
Barrack, İsrail ve Hizbullah arasındaki ateşkesi bir 'mola' olarak tanımladığı için kendisine yöneltilen eleştirilere de yanıt verdi. Bu ifadenin Hizbullah veya İran'a karşı bir yumuşama anlamına gelmediğini, aksine durumun kırılganlığını ifade eden bir "gerçekçilik" olduğunu kaydetti.
Geçmişteki ateşkeslerin tarafların sınırları zorlaması nedeniyle defalarca bozulduğuna dikkat çeken Büyükelçi, mevcut diplomatik çabanın temel amacını açıkladı. Amacın anlamsız ölümleri durdurmak, diplomatik bir çözüm için alan yaratmak ve hem Lübnan egemenliğini hem de İsrail güvenliğini sağlayacak denetlenebilir bir mekanizma inşa etmek olduğunu söyledi.
Ona göre krizin merkezinde taraflar arasındaki derin güvensizlik yatıyor ve 'mola' tanımı da bu güvensizliğin bir yansıması olarak görülmeli. Bu süreçte nihai hedefin kalıcı bir barış yolu bulmak olduğunu ekledi.
Yeni Hizbullah Stratejisi: 'Çimleri Biçmek' Yetersiz
ABD'nin Hizbullah'ı bir terör örgütü olarak görme pozisyonunun değişmez olduğunu belirten Barrack, eski stratejilerin yetersiz kaldığını ifade etti. Özellikle "çimleri biçmek" olarak bilinen askeri operasyonların sorunu çözmediğini, tam tersine örgüte yeni katılımları tetiklediğini dile getirdi.
Barrack, yeni stratejinin Hizbullah'ın terör altyapısını zayıflatmaya odaklandığını belirtti. Bu sayede Lübnan devlet otoritesinin kendi topraklarında yeniden kontrolü ele almasının hedeflendiğini aktardı.
Büyükelçi, bu oyun planının Başkan Trump ve Dışişleri Bakanı olarak andığı Marco Rubio tarafından desteklendiğini kaydetti. Bu yaklaşım, ABD'nin bölgedeki terörle mücadele yöntemlerinde daha dolaylı ve stratejik bir dönüşüme işaret ediyor.


