ABD Başkanı Trump, İran ile müzakerelerde "15 maddelik anlaşma" üzerinde ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Trump, İran'ın enerji altyapısına yönelik tehdit edilen saldırıyı beş gün süreyle erteledi.
Bahsedilen 15 maddelik çerçeve, Mayıs 2025'te sunulan ve İran tarafından o dönemde kabul edilmeyen bir ABD belgesine dayanıyor.
İran, herhangi bir gizli temasın gerçekleştiğini reddederek sadece dolaylı görüşmelerin yapıldığını açıkladı.
G7 ülkeleri arasında İran'a yönelik askeri müdahale konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.

Atlas AI
Trump'tan İran Konusunda Yeni Adım
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin son iki gündür "çok iyi ve verimli" geçtiğini belirtti. Trump, bu görüşmelerde "15 maddelik bir anlaşma" üzerinde ilerleme kaydedildiğini ifade etti.
Ancak, önceki müzakerelere aşina diplomatlar, şu anda bahsedilen çerçevenin büyük ölçüde Mayıs 2025'te dolaşıma giren bir ABD belgesiyle örtüştüğünü düşünüyor. Bu durum, önceki girişimin başarısız olmasından bu yana ne kadar değişiklik yaşandığına dair soru işaretleri yaratıyor.
Enerji Saldırıları Ertelendi
Başkan Trump, İran'ın enerji altyapısına yönelik tehdit edilen saldırıyı beş gün süreyle ertelediğini duyurdu. Bu ertelemenin amacı, "15 madde" üzerinde bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını görmek için zaman tanımak olarak açıklandı.
Öte yandan, İran tarafı herhangi bir gizli temasın gerçekleştiğini reddetti. Tahran, sadece müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik dolaylı görüşmelerin yapıldığını belirtti.
15 Maddelik Çerçevenin Kökeni
2025 yılındaki görüşmeler hakkında bilgi sahibi diplomatlar, söz konusu planın Mayıs 2025'in sonlarında nükleer müzakereler sırasında tek taraflı olarak sunulan bir ABD "şartlar belgesine" dayandığını ifade ediyor.
Bu görüşmeler, İsrail'in İran'ın nükleer programına yönelik hava saldırılarının ardından kısa süre sonra çökmüştü. Diplomatlar, o dönemde İran'ın bu belgeyi kabul etmediğini belirtiyor.
Önceki ABD Taslağının Temel Unsurları
2025 teklifine göre, ABD nükleerle ilgili yaptırımları kaldıracak, ancak insan hakları gibi daha geniş kapsamlı önlemleri sürdürecekti. ABD'nin önerisi, yaptırım muafiyetleriyle serbest bırakılan fonların kullanımına da kısıtlamalar getiriyordu. Bu kısıtlamalar arasında İran'ın balistik füze programının finansmanının engellenmesi de bulunuyordu.
Nükleer cephede ise plan, İran'ın uranyum stoklarının derhal ülkeden çıkarılmasını ve %3,67'ye kadar seyreltilmesini öngörüyordu. Ayrıca, zenginleştirme tesislerinin bir ay içinde kullanılamaz hale getirilmesi ve santrifüjlerin işlevsiz kılınması talep ediliyordu.
Çerçevenin Güncelliği Tartışılıyor
Diplomatlar, 2026 yılında üç ek görüşme turu yapıldığını ve İran'ın nükleer programının, özellikle kilit zenginleştirme bölgelerinin, ABD bombardımanlarıyla "yok edildiğini" vurguladı.
Sürece yakın bazı diplomatlar, önemli ölçüde yeni bir ABD belgesinin var olduğuna inanmadıklarını dile getirdi. Washington'ın güncellenmiş bir plan hazırlıyor olsa bile, bunun İran'a sunulmadığını veya İran'ın onayını almadığını eklediler.
Geniş Kapsamlı Gündem ve Bölgesel Güvenceler
Önceki şartlar belgesi, ABD'nin İran'ın yeni bir sivil nükleer programına desteğini içeriyordu. Bu programda, yakıt tesisinin İran dışında yer alması ve BM nükleer gözlemcisi tarafından denetlenmesi öngörülüyordu.
Ayrıca, İran, ABD, BAE, Katar ve Suudi Arabistan'ı içeren, potansiyel olarak harici bir yöneticiye sahip bölgesel bir zenginleştirme konsorsiyumu öneriliyordu. Diplomatlar, Pakistan'ın ev sahipliğinde İslamabad'da yapılabilecek olası yeni görüşmelerde, İran'ın gelecekteki askeri saldırılara karşı ABD'den zorlu bir taahhüt isteyebileceğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin ele alınması gerektiğini ve Körfez ülkelerinin İran'dan, muhtemelen bir saldırmazlık paktı aracılığıyla güvenceler arayacağını eklediler.
G7 Ülkeleri Arasındaki Farklılıklar
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Salı günü Pakistan'ın görüşmelere ev sahipliği yapma teklifini doğruladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de katılmasına yönelik umutlar vardı.
Ayrı bir gelişme olarak, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katılacağı Perşembe ve Cuma günleri Paris'te düzenlenecek G7 dışişleri bakanları toplantısında, ABD ile diğer G7 üyeleri arasında İran'a yönelik saldırı kararı konusundaki farklılıkların ortaya çıkması bekleniyor.
Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Kanada ve Japonya, yasa dışı ve gereksiz olarak nitelendirdikleri bir savaşı desteklemediklerini açıkladılar. Aynı zamanda, Körfez müttefiklerini savunmaya, bölgedeki ulusal çıkarları korumaya ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi sürdürmeye odaklandıklarını vurguladılar. Herhangi bir müdahalenin ancak bir ateşkesin ardından gerçekleşebileceğini belirttiler.


