Yapay zeka patlaması, geleneksel endüstriler zorlanırken Tayvan'ın elektronik sektörünü yeni zirvelere taşıyarak ihracat büyümesinin ana motoru haline geldi.
Tayvan'ın Çin'e olan bağımlılığının azalması ve ABD ile ASEAN'a yapılan ihracatın rekor seviyelere ulaşmasıyla önemli bir ticari yeniden hizalanma yaşanıyor.
Tayvan Maliye Bakanlığı, süregelen yapay zeka talebi ve yaklaşan yeni tüketici elektroniği lansmanları sayesinde büyümenin devam edeceği konusunda iyimserliğini koruyor.

Atlas AI
Tayvan’da Mayıs ihracatı yıllık bazda %3,5 artarak 37,36 milyar dolara çıktı ve ekonomi dokuz aydır süren büyüme serisini korudu. Artışın ana kaynağı, küresel yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) yatırımlarının tetiklediği elektronik talebi oldu. Bu tablo, Tayvan’ın dış ticaretinde teknoloji odaklı bir ivmenin sürdüğünü, ancak geleneksel sanayide aynı hızın görülmediğini gösteriyor.
Mayıs ayında elektronik bileşenler içinde özellikle entegre devre (IC) ihracatı yıllık %9,2 yükseldi ve 14,88 milyar dolara ulaştı. Bilgi ve iletişim ürünleri ihracatı da %6,7 arttı. Bu iki kalem, veri merkezi yatırımları, bulut altyapısı genişlemesi ve AI iş yükleri için gerekli yarı iletken ve donanım talebinin Tayvan tedarik zincirine yansıması olarak öne çıktı.
Buna karşılık plastik, kauçuk, ana metaller ve makine gibi geleneksel sektörler zayıf küresel talep, arz fazlası ve Çin kaynaklı fiyat rekabeti nedeniyle baskı altında kaldı. Sonuç olarak ihracat performansı sektörler arasında ayrıştı ve büyüme daha çok teknoloji ürünlerine bağımlı hale geldi. Bu ayrışma, istihdam ve kârlılık dinamiklerinin sektörlere göre farklılaşması nedeniyle politika yapıcılar açısından izlenmesi gereken bir risk başlığı oluşturuyor.
Coğrafi dağılımda da belirgin bir yön değişimi var. ABD’ye ihracat Mayıs’ta 8,21 milyar dolara çıktı ve aylık bazda rekor seviyeye ulaştı. ASEAN’a ihracat ise %18,2 artışla 7,28 milyar dolara yükseldi; bu, Tayvanlı üreticilerin tedarik ve satış ağlarını Güneydoğu Asya’ya daha fazla yaydığını gösteriyor.
Çin ve Hong Kong hattı ise ters yönde ilerledi. Bu bölgeye ihracat üst üste üçüncü ay geriledi ve %3,4 düşüşle 12,56 milyar dolarda kaldı; metin, düşüşü Çin ekonomisindeki yavaşlama ve zayıf iç taleple ilişkilendiriyor. Avrupa’ya sevkiyatlar da %8 azaldı. Bu tablo, Tayvan’ın pazar çeşitlendirmesiyle jeopolitik ve talep kaynaklı riskleri dağıtmaya çalıştığı bir döneme işaret ediyor.
Maliye Bakanlığı, Haziran ihracatı için 37,5–38,5 milyar dolar aralığı ve yıllık %6–%9 büyüme beklentisi açıkladı. Bu gerçekleşirse ikinci çeyrekte ihracatta yeni bir rekor ihtimali gündeme geliyor. Beklentinin dayanakları arasında AI trendinin sürmesi, bulut yatırımları ve Apple gibi büyük üreticilerin yılın ikinci yarısında beklenen yeni nesil tüketici elektroniği lansmanları yer alıyor.
Önümüzdeki dönemde iki başlık öne çıkıyor: Teknoloji talebinin döngüsel dalgalanmalara rağmen devam edip etmeyeceği ve Çin’e bağımlılığı azaltma stratejisinin kalıcı bir ticaret rotası değişimine dönüşüp dönüşmeyeceği. Tayvan’ın ihracat kompozisyonu, küresel yarı iletken talebi ve büyük teknoloji şirketlerinin yatırım takvimleriyle daha sıkı bir şekilde bağlantılı hale geliyor.
Ülke Etkisi: Teknoloji kaynaklı ihracat artışı, büyümenin kompozisyonunu daha dar bir sektöre bağlayabilir ve sanayi politikası ile işgücü geçişlerini gündeme getirebilir. Çin ve Hong Kong’a satışların düşmesi, ticaret stratejisinde pazar çeşitlendirmesini daha merkezi hale getirebilir.
Sektör Etkisi: Yarı iletken ve elektronik tedarik zinciri, AI ve veri merkezi yatırımlarına daha duyarlı hale gelebilir; kapasite planlaması ve ürün karması bu talep yapısına göre şekillenebilir. Geleneksel sektörlerde fiyat rekabeti ve arz fazlası, marjlar ve yatırım iştahı üzerinden baskı yaratabilir.
Piyasa Etkisi: İhracat verileri, Tayvan varlıklarında teknoloji ağırlıklı kazanç beklentileri ve döviz girişleri kanalıyla fiyatlamaları etkileyebilir. Bölgesel talep kayması, şirket gelirlerinin ülke risk primi ve tedarik zinciri jeopolitiğiyle ilişkilendirilme biçimini değiştirebilir.