Trump yönetimi, askeri varlığını bir koz olarak kullanarak NATO müttefiklerini savunma harcamalarını artırmaya zorlama politikasını sürdürüyor.
Almanya'yı takip eden İtalya ve İspanya tehdidi, transatlantik ittifak içinde öngörülemezliği ve istikrarsızlığı artırıyor.
İtalya ve İspanya'dan olası bir çekilme, NATO'nun Akdeniz, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki stratejik duruşunu ciddi şekilde zayıflatabilir.

Atlas AI
NATO İçinde Yeni Gerilim: Hedef İtalya ve İspanya
ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerine yönelik savunma harcamaları konusundaki baskısını yeni bir seviyeye taşıdı. Almanya'daki Amerikan askeri varlığını azaltma kararının ardından Trump, şimdi de İtalya ve İspanya'daki ABD askerlerini geri çekme tehdidinde bulundu. Başkan, bu iki ülkeyi "hiçbir yardımda bulunmamakla" suçlayarak ittifak içindeki gerilimi tırmandırdı.
Trump yönetiminin uzun süredir devam eden "külfet paylaşımı" politikası, bu tehdidin temelini oluşturuyor. Washington, NATO üyelerinin gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) en az yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmekte yavaş kaldığını savunuyor. Trump'ın açıklamaları, bu mali taahhütleri yerine getirmeyen müttefiklere yönelik bir şantaj olarak değerlendiriliyor.
Almanya Kararı Emsal Teşkil Ediyor
Trump'ın son tehditleri, Almanya'ya yönelik benzer bir hamlenin hemen ardından geldi. ABD, Almanya'daki yaklaşık 36.000 askerden 12.000'ini çekme kararı almıştı. Bu plan kapsamında, askerlerin bir kısmının Belçika ve İtalya gibi diğer NATO ülkelerine kaydırılması, bir kısmının ise ABD'ye geri dönmesi öngörülüyordu.
Washington, Almanya kararını açıklarken Berlin'in düşük savunma harcamalarını ve Rusya ile enerji alanındaki iş birliğini (Kuzey Akım 2 projesi) gerekçe göstermişti. Bu karar, hem Almanya'da hem de diğer Avrupa başkentlerinde ABD'nin Avrupa'nın güvenliğine olan bağlılığının sorgulanmasına yol açmıştı. İtalya ve İspanya'ya yönelik söylemler, bu endişeleri daha da derinleştiriyor.
Üslerin Stratejik Önemi
Olası bir asker çekme kararının hedefindeki İtalya ve İspanya, ABD ve NATO'nun güney kanadı için hayati öneme sahip üslere ev sahipliği yapıyor. İtalya'da, özellikle Aviano Hava Üssü ve Vicenza'daki ABD Kara Kuvvetleri Afrika Komutanlığı (USARAF) bulunuyor. Sicilya'daki Sigonella Deniz Hava Üssü ise Akdeniz, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki operasyonlar için kritik bir lojistik merkez konumunda.
İspanya'daki Rota Deniz Üssü, NATO'nun balistik füze savunma sisteminin önemli bir parçası olan dört Amerikan Aegis destroyersine ev sahipliği yapıyor. Morón Hava Üssü de benzer şekilde stratejik bir rol üstleniyor. Bu üslerden çekilecek herhangi bir kuvvet, ittifakın Akdeniz'deki caydırıcılığını ve operasyonel esnekliğini ciddi şekilde zayıflatabilir.
Başkan Trump'ın bu ülkeleri İran ile yaşanan gerilimde yeterli destek vermemekle suçlaması, konunun bir diğer boyutunu oluşturuyor. Trump yönetimi, nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran'a karşı uyguladığı "azami baskı" politikasında Avrupalı müttefiklerinden daha fazla destek bekliyordu. Son tehditler, bu beklentinin karşılanmamasının bir sonucu olarak da okunabilir.
Şimdilik söylem düzeyinde kalsa da bu tehditler, transatlantik ilişkilerde öngörülemezliğin arttığı bir döneme işaret ediyor. Avrupa başkentleri, Washington'dan gelecek bir sonraki adımın ne olacağını ve bunun ittifakın geleceği üzerindeki etkilerini endişeyle izliyor.
İlgili Haberler

ABD'de talk show programı siyasi baskı iddiaları arasında sona erdi
22 May, 09:47·44 dakika önce
ABD, Almanya'ya füze konuşlandırma planını iptal etti; Almanya alternatif arıyor
22 May, 09:47·yaklaşık 1 saat önce