Venedik, deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle sular altında kalma tehdidiyle karşı karşıya ve en kötü senaryoda sadece denizaltıyla gezilebilen bir alana dönüşebilir.
MOSE bariyeri gibi mevcut savunmalar, uzun vadeli koruma için yetersiz kalıyor ve tarihi binaların taşınması gibi radikal ve maliyetli çözümler tartışılıyor.
Venedik'i kurtarma veya batışını yönetme maliyetinin 100 milyar avroyu aşabileceği tahmin ediliyor, bu da iklim eylemsizliğinin devasa ekonomik sonuçlarını gösteriyor.

Atlas AI
İklim Değişikliği ve Yükselen Denizler
Yapılan son bilimsel değerlendirmeler, İtalya'nın tarihi Venedik kenti için endişe verici bir gelecek tablosu çiziyor. Salento Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, iklim değişikliğinin tetiklediği deniz seviyesindeki yükselişin devam etmesi halinde, şehrin uzun vadede tamamen sulara gömülme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
En kötü senaryoya göre, kanallarıyla ünlü şehrin gelecekte sadece denizaltılarla ziyaret edilebilen bir su altı arkeoloji parkına dönüşebileceği öngörülüyor. Bu durum, şehrin hem artan deniz seviyesi hem de kendi lagün yapısının getirdiği çevresel baskılar nedeniyle ne kadar kırılgan hale geldiğini gösteriyor. Son yıllarda sıklaşan su baskınları, bu tehdidin artık somut bir gerçeklik olduğunu kanıtlıyor.
Mevcut Önlemler ve Sınırları
Venedik, gelgit kaynaklı su baskınlarına karşı 2020'de devreye alınan MOSE bariyer sistemi ile korunuyor. Ancak uzmanlar, bu sistemin kısa ve orta vadeli çözümler sunduğunu, fakat gezegen ısındıkça sürekli yükselen deniz seviyesine karşı kalıcı bir güvence sağlamadığını belirtiyor.
Araştırmada görüşlerine yer verilen bilim insanı Piero Lionello, mevcut önlemlerin süreci yavaşlatabileceğini ancak topyekûn bir çözüm sunmadığını vurguluyor. Yüzyılın sonuna kadar beklenen ilave deniz seviyesi artışı, MOSE gibi mühendislik projelerinin kapasitesini aşabilir ve Venedik'i savunmasız bırakabilir.
Gelecek Senaryoları ve Muazzam Maliyet
Bilim insanları, riskin yakın gelecekte gerçekleşmesini beklemiyor, ancak mevcut iklim politikalarının yetersiz kalması halinde 22. yüzyılda geri dönülmez bir noktaya gelinebileceği uyarısında bulunuyor. Buz tabakalarındaki erimenin hızlanması, bu karamsar senaryoyu gerçeğe dönüştürebilir.
Şehri kurtarmak için değerlendirilen seçenekler arasında devasa kıyı savunma projeleri ve daha büyük bariyer sistemleri yer alıyor. Bununla birlikte, en radikal çözüm olarak bazı tarihi yapıların sökülerek daha güvenli bölgelere taşınması dahi masada bulunuyor. Aziz Mark Bazilikası ve Doge Sarayı gibi paha biçilmez eserlerin geleceği bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Bu tür koruma ve yeniden yerleşim çalışmalarının tahmini maliyetinin yaklaşık 100 milyar avroya ulaşabileceği hesaplanıyor. Bu rakama, özel mülklerde yaşanacak milyarlarca avroluk kayıplar dahil değil. Süreç, on binlerce sakinin evlerini terk etmek zorunda kalmasıyla sonuçlanabilecek derin bir sosyal krizi de beraberinde getirebilir.
Nihayetinde Venedik'in kaderi, sadece İtalya'nın atacağı adımlara değil, aynı zamanda küresel iklim eyleminin başarısına da bağlı. Aksi takdirde, insanlık tarihinin en özgün şehirlerinden biri, yükselen suların altında kaybolma tehlikesiyle yüzleşmeye devam edecek.

